Derya İçre Olup Deryayı Bilmeyen Balık: Bir Hayal Kırıklığının Hikayesi
Kayseri’de, yaşadığım küçük ama oldukça hareketli dünyada, bazen neyin gerçekten önemli olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Günlerim, işe gidip gelmek, alışveriş yapmak, kafede arkadaşlarla sohbet etmek gibi sıradan şeylerle geçiyor. Ama bazen, bir anda her şeyin ne kadar “görünüşte” olduğunu fark ediyorum. İçinde kaybolduğum bir şeyin, aslında bana ne kadar uzak olduğunu… Bugün, “derya içre olup deryayı bilmeyen balık” ne demek, onu anlatmak istiyorum.
Bir Sohbet ve Farkındalık
Geçen hafta, eski bir arkadaşımla uzun bir yürüyüş yapıyorduk. Kafede bir araya gelip sonra biraz yürüyüşe çıkalım dedik. Hava serin, rüzgar hafif, Kayseri’nin o sakin ama bazen boğucu havası bugün biraz daha ılımandı. Çevremizdeki her şey normaldi, insanlar telaşla geçiyor, arabalar uğuldayarak devam ediyordu. Ama ben bir anda kafamda tuhaf bir düşünceye kapıldım. Düşüncelerimin arasında kaybolmuşken, eski arkadaşım bir şey söyledi: “Bazen, içinde yüzdüğüm denizin farkında olmuyorum. Sonra bir şey oluyor ve her şeyin ne kadar yabancı olduğunu hissediyorum.”
O an, bir anda o “derya içre olup deryayı bilmeyen balık” lafı kafama yerleşti. O kadar derindim ki, yıllardır içinde olduğum şeyleri bir anda fark edemedim. Hayat, adeta bana bir ayna tutmuş gibiydi.
Balık Gibi Kaybolmuşken
O yürüyüş, aslında bana içimde kaybolduğum şeyleri hatırlattı. Kayseri’de büyümek, üniversiteyi burada okurken hayatımı bir rutine oturtmak… Her şey ne kadar tanıdık, ne kadar güvenliydi. Ama bir şey eksikti. Her gün yeni bir şey yapıyordum ama hepsi aynıydı. Yani, suyun içinde yüzen bir balık gibi, kendimi boğuluyormuşum gibi hissetmeye başladım. Hiç fark etmedim, ama bir anda fark ettim ki deryanın içinde yüzüyormuşum. O kadar alışmışım ki, her şeyin sadece rutin olduğuna. Bazen farkına bile varmıyorum, içinde yaşadığım dünyayı… Ama o dünya da beni tüketiyor.
Arkadaşımın sözleri, bana bir anlamda kendi hayatımı sorgulamamı sağladı. Yani, gerçekten yaşamıyor muyum, yoksa sadece bir akışa mı kapıldım? Derin bir hayal kırıklığıyla yüzleşmem gerekiyordu. Bu sorular kafamda yankı yapıyordu. Yaşadığım her şey bana o kadar tanıdık ve doğal geliyordu ki, başka bir şeyin farkına varmak neredeyse imkansız gibiydi. Bütün bu sıradanlık içinde kaybolmuş gibiydim.
Umut ve Yeniden Başlamak
Sonra bir şey değişti. O kadar uzun süre alışkanlıklarla yaşadıktan sonra, bir gün, bir an, bir sohbet… Bütün düşündüklerimi tersine çevirebilecek kadar büyük bir etki yaratabiliyor. Birinin sadece bir cümlesi, hayatımda hiç fark etmediğim bir gerçeği bana gösterdi. Belki de, hayatın içinde kaybolmak, bir balık gibi deryanın içinde yüzmek… Bazen buna da izin vermek gerekiyor. Ama bir noktada, o denizden çıkıp sahile adım atmak, kendini yeniden bulmak da önemli.
Hayal kırıklığımı da, o kaybolmuşluk hissini de geride bırakmanın zamanının geldiğini hissettim. O yürüyüşten sonra, Kayseri’nin o tanıdık sokaklarında, belki de ilk defa, etrafı gerçekten gördüm. Çalıştığım ofis, alışveriş merkezleri, eski evim… Bütün bunlar, bir balık gibi “su”yu düşünmeden, sadece akışta kalmadan yaşanmalıydı.
İçinde kaybolduğum, bana tanıdık gelen o denizden çıkmanın zamanıydı. Bir adım atmak, yeni bir şeyler yapmak, farklı bir şeyler görmek… Kendi sınırlarımı sorgulamak, belki de bu dünyayı daha derinlemesine anlamak… Çünkü sonunda fark ettim ki, hayatın ne kadar sıradan ve aynı olduğunu düşünürken, bir bakış açısı değiştirmek, o sıradanlık içinde bir yol bulmak beni daha da özgürleştirirdi.
Sonuç: Derya İçinde Yüzmek, Ama Bilinçli Olmak
İşte o gün, o yürüyüş bana çok şey öğretti. “Derya içre olup deryayı bilmeyen balık” lafı, sadece bir deyim değil, aslında hayatın ne kadar rutine bağlandığını, ne kadar alışkanlıklarla yaşamaya başladığını anlatan bir metafor. Belki de derya, bazen kaybolduğumuz, ama bir o kadar da “görmezden geldiğimiz” bir dünya. Ama bir noktada, kendi bilinçli farkındalığımıza vararak, kaybolduğumuz o dünyadan çıkmamız gerekiyor.
Kendimi ve dünyamı yeniden görmek için bir adım attım. Umarım siz de, eğer bir gün kendinizi kaybolmuş hissederseniz, o derinliklere bakıp yeniden çıkmayı başarabilirsiniz.