İçeriğe geç

Çigilemek ne demek ?

Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Çigilemek ne demek” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız.

Çigilemek Ne Demek?

İzmir’de yaşıyorum. Yaşadığım yerin havasından mı, suyundan mı, bilemiyorum ama bir şekilde, arkadaşlarımın arasında sıkça karşılaştığım bir kelime var: Çigilemek. Bunu ilk duyduğumda “Ne oluyor ya, çigi ne, çigilemek ne demek?” demiştim. Tabi o zamanlar, İzmir’in “mekân” kelimesinin her şeyin sonunda eklenmeye çalışıldığı dilini tam çözemedim. Ama zamanla, bu kelimenin ne kadar yerleşik bir hale geldiğini ve birçoğumuzun hayatında ne kadar büyük bir yeri olduğunu fark ettim.

Ama hâlâ, “Çigilemek ne demek?” diye soruyorsanız, gelin hep birlikte bu olayı biraz daha derinlemesine inceleyelim.

Çigilemek: Başka Bir Dünya

Öncelikle, “Çigilemek” kelimesinin İzmirliler için ne ifade ettiğini tam olarak anlatmak istiyorum. Bunu sadece bir kelime olarak düşünmeyin. Bu, aslında bir eylem, bir eylem biçimi diyebilirim. Hayatın içerisinde insanın içindeki çocuğu dışarı çıkaran, tam anlamıyla “takılma” moduna sokan bir şey. Çigilemek, kafayı sıyırma, hiç olmamış gibi davranma, hayatı olduğu gibi kabul etme, olayları ve insanları biraz daha hafife alma gibi bir durum. Bir anlamda “bunu yaparak biraz rahatla” demek gibi. İzmir’deki arkadaş ortamlarında, “Çigilemek” sadece kelimelerle tanımlanacak bir şey değil, bir yaşam tarzı olmuş durumda.

Bir Çigileme Anı: Kadıköy’den İzmir’e

Bir arkadaşım, birkaç hafta önce bana İzmir’e gelince yaşadığı “çigileme” anını anlattı. Kadıköy’den gelmiş, çok da ciddi bir yüz ifadesiyle. “Ya sana çok şaşırdım,” dedi. “İzmir’de işler nasıl böyle?”

Ben de durdum, hafif bir gülümseme ile yanıt verdim: “İzmir’de işler genellikle çigiler” dedim.

Anlamadı. “Ne demek yani?” dedi, “Yani insanlar hep eğleniyor mu?”

“Aynen, işte tam da öyle,” dedim. “Her şeyin bir ‘çigi’ hali var.”

Bunu duyan, İzmir’deki arkadaşım hemen bir kahkaha attı. Hani, normalde Kadıköy’ün o soğuk havası ve “hiç gülmeyen insanları” bir anda ısınıvermişti. İzmir’de, insanların çok ciddiye almadığı, üzerlerinde ciddi duruşların olmadığı, bazen “çigilemek” için ne yapmaları gerektiğini bilmedikleri bir ortamda, kahkahalar yükseldi.

O an ne oldu? İşte, çigileme! Kadıköy’den gelen arkadaş, anında İzmir’e adapte oldu, çünkü bu işin temeli gülümsemek ve durumu hafif almak.

Çigilemek: Hedef Alınan Fırtına

Gelin, Çigilemek’in komik, hatta bazen saçma taraflarına da göz atalım. İzmir’in günlük yaşamında, “çigilemek” aslında bir tür fırtına gibidir. Herhangi bir anda, mesela bir kafede, kafenin köşesinde birkaç arkadaşınızla otururken; biri masanın altından aniden kafanıza kafanıza çamur sıçratabilir. Bu, bir çigileme anıdır.

Mesela geçen gün, ben ve arkadaşım Haluk, Alsancak’ta bir kafeye oturduk. Kafede, bir grup çocuk bağırarak bir “selfie” çekiyordu. Haluk, klasik bir şekilde “Çocuklar ne kadar da çigiliyor,” dedi.

Tabii bu çigilemek meselesi o kadar popüler bir hale geldi ki, kafenin garsonu bile bu duruma sessiz kalamadı. Garson, kafanın altından gelen bir ışık hızında “Çigilemek mi, nerede?” diye sordu.

Herkes “Aha!” diye gülmeye başladı.

Çünkü, çigilemek herkese sirayet etmişti. Her şey bir anda çigilemeyi gerektiriyordu. İşte o an, İzmirli olmanın ne demek olduğunu bir kez daha anlamış olduk: Bazen hiç bir şey ciddiye alınmaz.

Çigilemek’in Düşünsel Derinliği

Bazen düşünüyorum da, çigilemek sadece bir davranış değil, aynı zamanda insanın rahatlıkla hayatta ne yapması gerektiğini sorgulayan bir mesele. İnsanlar neden bu kadar fazla ciddiye alır ki her şeyi? Bütün o sorumluluklar, hesaplar, yapmamız gereken işler… Bunları hepimizin yapması gerekse de, insan bir noktada o kadar fazlasını düşünmemeli, biraz “çigilemek” gerekmez mi?

Mesela şu durumu düşünün: Günün sonunda, her şey başarısız gitmiş ve “huzursuz” bir ruh halindesiniz. Bir anda, herkesin önemli işler yapmaya çalıştığı, aşırı ciddi olduğu bir ortamda siz de gülmeye başlıyorsunuz.

İşte o anda çigilemek yapıyorsunuz! İnsanları güldürmek, gerginlikten kaçmak, yaşanacak zor bir durumu espriye dökmek… İzmir’deki bu eğilim belki de hayatın bu kadar ciddi olmaması gerektiğini hatırlatıyor.

Çigilemek ile Kültür Farkı

Şimdi, çigilemek İzmir’de sıklıkla karşımıza çıkıyor ama Türkiye’nin başka yerlerinde durum biraz daha farklı olabilir. Kadıköy’de yaşarken, bir arkadaşımın bana dediği gibi “İzmir’dekiler çigiler, bizde ise insan ciddi. Herkes işini yapacak ve sonra eve gidecek.”

İzmir’in o rahat tavırları, bazen insana biraz fazla “bunu kabullenmeliyim” duygusu yaratıyor. Ama bir yanda da o kadar eğlenceli bir şey ki, bir yerlere gitmek için bazen gerçekten çigilemeyi tercih ediyorsunuz.

Sonuç: Çigilemek Nedir? Bir Türk Çocuğunun Başına Gelmiş Olacak Durum

Çigilemek, bir tür rahatlama sanatı, günümüzün kaçırılmış huzurunu geri alma, karışıklığı eğlenceli bir şekilde yönlendirme eylemidir. Bu, bazen tüm dünyayı unutup bir anda gerçekten çigi olmak gibi bir şeydir. Çigilemek, her şeyi tam anlamıyla boş vermek gibi de düşünülebilir. Ama işin sonuna gelince, ne kadar rahatlarsanız, bir o kadar rahat hissedersiniz.

Her durumda, çigilemek bir İzmirli olmanın özüdür. İzmir’de olmanın, durmaksızın kahkahalarla bir kenara çekilmenin, her şeyin farkında olmadan yaşamın akışına bırakılmasının bir yoludur. Ne kadar çigilersen, o kadar gerçeği görürsün. Bunu unutmamak lazım.

Ve tabii, bir de sorarım sana: Sen ne zaman son kez çigiledin?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort Megapari deneme bonusu
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!